KOVA ÇAĞINA GİRERKEN NE YAPMALIYIZ? – BÖLÜM 3

899

                                                               BÖLÜM -3

KOVA ÇAĞINA GİRERKEN NE YAPMALIYIZ?

BİZLERİ GELECEKTE NE BEKLİYOR?

UYANIK VE HAZIR MISINIZ?

Neden bu kadar Kova burcu temalarını anlattım? Tabi ki önümüzdeki süreçte Kova burcu enerjilerinin çok yoğun olacağı bir döneme gireceğimiz için.

Kova’nın yöneticisi URANÜS’ÜN yüksek volümlü etkisi içinden geçtiğimiz bu istisnai ve zorlu dönemi eşsiz kılıyor.  Dünya’nın kendini yenilediğini bilin. Durumumuz gerçekten inanılması zor ve şok edici. Aniden düşen bir yıldırım etkisi ie hayatlarımızın ortasına düştü. Hepimizin kâbusu haline gelen Covid-19 bizi pesimist düşüncelere iterek aslında çok büyük bir farkındalık yaratıyor. Tüm insanlık olarak şu anda en çaresiz anlardayız ve birçok insan bunu kendi kişisel yaşamlarında büyük bedeller ödeyerek deneyimliyor. Bu süreci hep beraber nasıl atlatmalıyız yazıma devam edelim…

Bir kuşaktan diğerine aktarılan genetik mirasa sahip olduğumuz bilinen bir gerçekliktir. Ancak genlerinizi değiştirmemiz söz konusu olmasa bile onları etkileyen çevresel şartları, yaşam ve beslenme stilimiz ile beraber ‘‘DÜŞÜNCE YAPIMIZI’’ da değiştirirsek daha kaliteli yaşlanacağımız kesin. Dünyaya gelecek bir çocuk için yetmiş trilyon gen kombinasyonu olduğuna göre içinde var olan diğer genlerin işleyişini uyandırmak neden olmasın ki. Bu sadece farkındalık ile alakalı.

Geçmiş dönemlere baktığımızda, Albert Einstein, Leonardo Da Vinci ve Nikola Tesla gibi dâhiler, dünyadaki her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğunu ve düşünce gücü ve beyin dalgalarımız sayesinde birbirini etkileyebileceği inancını ve fikrini savunmuşlar.

Ancak ‘‘beynimizin’’ mucize gücü ile hayatımızın kontrolünü elimize alabiliriz. Çünkü değişim ilk zihinde başlar. Daha önceki yazımda anlattığım gibi kendimiz ile baş başa kalarak sessizlik içinde derin bir düşünme ortamı yarattığımızda içsel dönüşüm yavaş yavaş başlar. Öz varlık ile buluşmak bize sonsuz bir mutluluk ve uyanış getirir. Hayatımızda sessizliğe yer bırakmalı ve mutlak ile bağlantı içinde olmalıyız. Bu zorlu süreçte sağlık ve beslenme konuları dikkat etmemiz gereken bir diğer önemli nokta. Bağışıklığı korumak ve kuvvetlendirmek için hayatımıza hazır ya da paketlenmiş ürünler yerine canlı organik besinleri tüketmeliyiz.

Bu dönemde farkındalık çok hızla artacağı için ihtiyacımız olandan çok daha fazla eşya satın aldığımızı idrak edeceğiz. Bunların artık bize mutluluk vermediğini onun yerine anı yaşayarak kendimize değer katmanın önemini kavrayacağız. Hayatın anlamını sorgulayarak, yeni şeyler keşfetmek ve deneyimlemek için kendimize fırsatlar yaratacağız. Tecrübe ettiğimiz şeylerin bize daha çok mutluluk veriyor olması kaçınılmaz gibi görünüyor. Aristo’nun hayatı boyunca cevap bulmaya çalıştığı “mutlu olmak için nasıl yaşamalıyız” sorusuna insanoğlu artık daha farklı cevaplar bulmak için deneyim yaşayacak.

Kova çağında, uzak yakın demeden dünyada olup bitenler hakkında aynı anda bilgi almamızı sağlayan ve teknik iletişim ağıyla geniş kitlelerle birbirimizi bağlayan araçlarda çığır açılacak (şu anda mevcut sistemde var olanlardan video konferans, dil engelini ortadan kaldıran translate, maçlarda sahaya yansıtılan bilgisayar görüntüleri, internet sayesinde geniş kitlelere eş zamanlı olarak ulaşmayı örnek vermek gerekirse). Kim bilir önümüzdeki yıllarda üzerimizde taşıdığımız minik bir çiple beyin dalgalarımız sayesinde birbirimize sinyal göndererek telepati yoluyla harekete geçebileceğiz. Beyin okuma gerçekleşmesi neden olmasın? Ya da canlı veya cansız her objeye belli bir sistemle yerleştirilen alıcılar sayesinde tüm nesneler birbiriyle bağlantılı olabilir ve bu sayede işteyken  evdeki fırını çalıştırabileceğiz. Örnekler çoğaltılabilir, giysilerimizin içine yerleştirilen cihazlarla lisan problemi kalkabilir ve söylenenleri direk anlama imkanına sahip olabileceğiz. İnsanların yerini alacak sanal robotları tabii ki de unutmamak gerek. Bedensel güç gerektiren işlerde birçok teknolojik buluş olacağı kesin.

Hepimiz bu süreçte farklı bilinç seviyelerinde olduğumuz için değişimin hızı aynı olmayacak. Yoğun değişimlerden geçtiğimizi bilerek hareket etmek ve akışta kalmaya özen göstermeliyiz. Bedenimiz koşullara uyum sağladıkça eminim daha kolay bir geçiş yaşayacağız. Biz bilincimizin katmanlarını açmaya gönüllü olalım ve kâinatı anlamaya istekli olalım. Yaşayacağımız olaylar bize bunları sorduracak. Neden, niçin sorularına cevap ararken, evren ve zamanın ötesine geçerek algılarımızı açmamız ve doğru kişilerden alacağımız bilgilerden beslenerek daha yüksek bir frekansa bağlanmalıyız. Kozmik bir bilince erişmek istiyorsak bu farkındalık içinde bulunmalıyız. Yaratıcının vermiş olduğu sınırsız bilgiyi kullanmakta zorlandığımız süreçte insanoğlunun olgunlaşması gerektiğini iyice idrak etmeliyiz. İçimizdeki sır kozmik bir bilgidir ve bu bilgiye ancak ruhen ulaşabileceğimizi artık anlamalıyız.

İçimizden geçen bu süreç elbette ki bitecek ve sonra güneş tekrar parlayacak. Bu zaman zarfında karanlığın içinde yolu kaybetmek ya da Kova çağ ile birlikte doğacak yeni ışığı karşılamak bizim seçimlerimizle doğru orantıda olacak. Ümitlerimizi, sevgimizi ve en önemlisi gelecek güzel günlere inancı canlı tutmalıyız. Optimist olmaya ve içimizde kopan fırtınaları susturarak, dingin bir hava gibi umut ve moralle enerjimizi karşı tarafa yansıtmalıyız. Bizler sosyal varlıklarız. Kâinatta birbirlerine hizmet ederek var olan tüm canlılar gibi geçişi oldukça çetrefilli olan bu süreçte, tek bir kalpte birleşmeliyiz. Bize evrende yaşama imkânı veren ‘‘YÜCE YARADANA’’ saygılı olalım. Barış içinde, insanları ötekileştirmeden, elimizdekilerin kıymetini bilerek ‘‘İNSAN’’ gibi yaşayalım. Aksi takdirde doğru kullanılmayan her şey zamanla nasıl çürümeye, kirlenmeye, yıpranmaya ve yavaş yavaş yok olmaya mahkumsa dünyamız kendini bir şekilde yenilemek için gereken dersleri vermek üzere görevini yerine getirecektir. Gelecek kuşaklara daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için aklımızı başımıza toplamalıyız.

VİCTOR HUGO’NUN DEDİĞİ GİBİ, “GECENİN EN KARANLIK ANI, ŞAFAK SÖKMEDEN AZ ÖNCEKİ ANDIR’’

Güzel günlerin bir an önce gelmesi dileğiyle.

Kova Çağı ile alakalı yazılarımın devamı gelecek..

KARMA ASTROLOG

Jale Muratoğlu