KOVA ÇAĞI – BİZLERİ GELECEKTE NE BEKLİYOR?BÖLÜM 1

1124

                                                                BÖLÜM -1

KOVA ÇAĞINA GİRERKEN NE YAPMALIYIZ?                                    

BİZLERİ GELECEKTE NE BEKLİYOR?

UYANIK VE HAZIR MISINIZ?

21 ARALIK 2020’DE SATÜRN VE JÜPİTER KOVA’YA (SABİT VE HAVA BURCU) GEÇİYOR.

İçinde bulunduğumuz zamanın dinamiğine bakılırsa, bir yandan covid-19 ile mücadele ederken, diğer yandan, enflasyon, işsizlik, döviz artışı, ekonomik durgunluk, doğanın değişimi, çevre kirliliği, göç, büyük devletlerin güç savaşları, kapitalizm, azalan kaynaklar ve artan nüfusu göz önüne alırsak çokta harika günlerin insanoğlunu bekleyeceğini söyleyemeyiz. Dünyanın hali zaten ortada, insanoğlu maneviyatını tamamen kaybetmiş durumda. Dinsel inançlar politik ve maddi çıkarlar için kullanılıyor. Ne yazık ki.

Aynı şekilde bireysel anlamda da toplumun geneline baktığımız zaman aynı dejenerasyonu görmemiz mümkün. Manevi boşluk içinde yok olanlar, mutsuzluğu, düşüncesizce yapılan alışverişle gidermeye çalışanlar, haz ve şehvet peşinde koşanlar, açgözlülük, materyalizm, güce sahip olmak için hırslarına yenik düşenleri görmemiz mümkün. İnsanın, insan olma yolunda gidilmesi gereken yolun, tam aksi yönüne doğru hızlı bir çöküş yaşanmakta.

Kova burcunu idrak etmeden bu çağı anlamamıza imkân yok. O zaman birde bu özel çağı benden dinleyin.

Kova enerjisi, evrensel hümanizmi temsil eder. Hümanizm, hiçbir dogmanın veya politik doktrinin sizi kurtaramayacağını varsayar; diğer bir tabirle insanı dünyada tek ve en yüksek gören bir değer olarak görür. İnsan üzerine yapılan yatırımın topluma yapılan bir yatırım olacağını bilir ve buna inanır. Amacı bu olguyu ortaya çıkarmak, büyütmektir.  Kendini kurtaran, toplumu kurtarır, ulusu ve dünya gezegenini kurtarır mantığındadır. Ben demez, biz der. Yani anlayacağınız, ‘‘EVRENSEL HÜMANİZM’’, KOVA ÇAĞINA damgasını vuracak. Kova burcunun yönetici gezegenleri bu dönemde baş rolde olacağı için Uranüs’ü ve Satürn’de anlamak gerekiyor. Gerçi Uranüs’ün anlaşılması zor olsa da çok kısa bahsetmem gerekecek..

Uranüs diğer gezegenler gibi saat yönünün tersine hareket etmez, kendi çevresinde bidon gibi yuvarlanır. Ve yine tüm gezegenlerden farklı bir biçimde devasa eğik bir eksene ve 4 kutba sahiptir. Dolayısıyla dünyaya yansıtacağı enerjide ‘‘eksantrik ve anormal’’ olacaktır. Bu etkiler altında Kova enerjisi soyut kavramlarla da alakalı olduğu için maddeden, maneviyata kadar tüm sınırları aşmaya gönüllü olmamız gerektiğinin altını çizmeliyim.

Astrolojide Uranüs, zihinsel enerjileri anlatan Merkür’ün bir üst oktavı olarak kabul edilir. Zihni daha yüksek bir algı ve vizyoner bakış açısı ile kullanma yetisine sahip bir etkisi vardır. Bireysellik, özgürleşmek, dürtüsel ihtiyaçlara gem vuramamak orijinal ve bağımsız ifade şekilleri bu gezegen ile eşleşmiştir adeta.

Doğum haritalarında Uranüs’ü kuvvetli olan kişiler daha yüksek farkındalık, zihinsel yeteneklerin ötesinde bir sezgi kıvılcımına sahip oldukları için bu dönemi daha bilinçli geçirecekler.

İlerleyen dönemlerde ise Uranüs, yeni bir iç görüsünü beraberinde getirirken, dünyayı daha farklı bir bakış açısıyla anlayacağız. Tabi görmek isteyen gözlere.  Aynı zamanda orijinal düşünce ve fikirler, yeni icatlar, radyo frekansları, elektrik, elektromanyetik ve nükleer enerji ile alakalı olaylar, havacılık, astronomik ve uzay yolculuğu ile ilintili yenilikleri hep beraber hayretler içinde göreceğiz. Teknolojinin gelişimi ile birlikte alternatif enerji kaynakları kullanılacak, silah, uyuşturucu ve benzeri gibi yasadışı için ayrılan milyarlarca dolar insanlık için harcanacak.

Yani önümüzdeki senelerde şahit olacaklarımız, eksantrik olayları beraberinde getirecek. Aniden gelişen olayların değişik versiyonları, büyük patlamalar, kazalar, yıldırım sonucu zarar gören doğanın isyanı, sera gazlarının küresel ısınmayı arttırması, atmosfer sıcaklığının azalması sonucu, kutup ve alp buzullarının genişlemesinin etkileri, depremler, uzay ile alakalı akıl almaz haberler, teknolojide büyük devrim niteliğinde gelişmeler ve isyan ile birlikte gelen ayaklanmaları sayabiliriz. Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi tarafından yayınlanan bilgiye göre, 2020 ile 2030 yılları arasında, 1645 ile 1715’teki gibi Mini Buzul Çağına girmesi bekleniyor. Güneş’in en dış katmanında oluşan güneş lekelerini azalması ile birlikte Dünya’yı çevreleyen en üst atmosfer tabakası olan termosferi inceleyen uzmanlar, iklim koşullarında ciddi bir değişiklik yaşanacağını ve sıcaklık seviyesini düşeceğinide vurguluyor. Tabi astrolojik olarak Jüpiter ve Satürn’ün Kova burcu transiti ile doğru orantılı ve çok manidar. En önemli ve heyecan uyandıran Uzaylıların artık resmen kendilerini görünür kılmaları olacak. Senelerdir insanlık şok olmasın diyerek kendilerini usul usul gösteren UFO’LARI hep beraber hayretler içinde karşılayacağız.

Doğum haritalarında özellikle sabit burçlarda gezegenleri olanların uzaydan gelen elektromanyetik akımların etkisine direnmeleri sonucu, beyin dalgalarının tepkileşmesi ile birlikte baş ağrıları, sinir sıkışmaları, spazmlar, uyuşmalar, ritim bozuklukları, panik ataklar, vibrasyon etkisinde içten gelen basınçlara maruz kalabilirler.

Satürn gezegenine gelince, Uranüs gibi geç keşfedilen bir gezegen olmadığı için mitolojisine bakarsak çok anlamlı olduğunu görürüz.

Satürn (Kronos) Yunan mitolojisinde “Altın Çağ” dönemini başlatan Titanların ilkidir. Satürn zamanı kontrol eder, intizam ve iffet kurallarını belirler, ziraat ve hasat konusu temsil eder. Kutsal prensipleri hiçe sayan ve kendi bildiğini okumak isteyenlerin karşısında durur ve şiddetli şekilde cezalandırır.  Satürn Altın Çağdan önceki kaosu sonlandırarak, halkına güven, istikrar, huzur getirmiştir. Tüm insanlığın birbirlerine sevgi, saygı ile birbirlerini kolladığı bir dönemi yaratmıştır. Altın çağdan sonra insanoğlu hiçbir zaman Satürn zamanındaki kadar mutlu olamadığı yazılmıştır.

Albert Einstein ne güzel söylemiş ‘‘Hala anlayamadınız değil mi? Önemli olan haklı ya da haksız olmak değil. Kavganın kazananı yoktur. Ya kaybedersiniz ya da daha çok kaybedersiniz. Önemli olan kalp kırmamak. Önemli olan yargılamadan, karşılıksız sevebilmek ve iyilik yapabilmek. Haklı bile olunsa özür dileyecek kadar asil olmak, bilge olmaktır. Egonuzu kontrol edemediğiniz sürece, O sizi kontrol etmeye devam edecek. Böyle olduğu sürece tüm dünya sizin bile olsa asla mutlu olamazsınız.’’

SATÜRN muhafazakâr duygusuz bir yapıdadır. Hata asla kabul etmez.  Korkusu ve bencilliği ilerlemeyi boğar ve fedakârlık duygusunu yok eder. Kova burçlarının en büyük özelliği, insancıllığı esas alarak topluma fayda sağlamak istemeleridir. İnsan haklarını korumaya yönelik tüm gruplar içinde yer alırken, milliyet, cinsiyet, cinsel tercih, ulus ya da etnik köken, renk, din, dil, yaş ya da herhangi bir diğer statüsüne bakmaksızın tüm insan varlığına ait olan haklarını savunmak ister. Zekasını, orijinal fikirlerle ve teknolojiyle birleştirerek beşerinin yaşam standardını yükseltme misyonundadır. Tüm bireylerin toplumun bir parçası olarak birbirlerine sıkıca bağlı olmasını ister ve bunun için kendinden de gocunmadan ödün verir. Dünyayı güzelleştirmek için tüm sorumlulukları üstüne almaya gönülden razıdır. Milletin ortak yararı içinde çağdaş ve demokratik şartlarda yaşamak gerektiğini bilir. Ancak bu sayede refahın geleceğini bilir. Toplumun gelişimi için öncü olur, özveriyle çalışır, yeri gelir elini taşın altına koyar, güven duygusu aşılayarak herkesi ayakta tutar. Ve her daim ben yerine ‘‘Biz’’ der. Bireysel anlamda hiç kimsenin hürriyetine müdahaleye göz yummaz çünkü Astroloji olarak Satürn’ün; geçmişte 1991-1994 yılları arasında Kova’da transit etmiştir. Bu dönem, dünya tarihinde, eski yapıların yıkıldığı (soğuk savaşın sona ermesi, Sovyetler Birliğinin çökmesi ve Berlin Duvarının yıkılması) ve daha evrimleşmiş varlık biçimlerinin yer aldığı insanlık realitesinin var olduğunu görebiliriz.

Kova’ya ilerleyecek olan Jüpiter umutlarımızı yüksek tutmamız gerektiğini, hayallerimizden vazgeçmememizi vurguluyor.

FARKLI FARKLI GRUPLAR HALİNE GELEREK KUTUPLAŞMAK YERİNE EL ELE VEREREK ‘‘TEKLİK’’ KAVRAMI İLE HAREKET ETMEK DİLEĞİYLE.

KARMA ASTROLOG

Jale Muratoğlu