Prometheus ve IO

PROMETHEUS VE IO’NUN HİKAYESİ

Prometheus ve İO

Prometheus ve Io’nun hikeyesini Aiklos ve ondan 450 sene sonra Ovidius kaleme almıştır…

Olympostaki Tanrı Titanlardan Iapetos’un oğluydu Prometheus.

Yunan Mitolojisinde onun yeri bir başka önemliydi. İnsanın yaratılışında görev almıştı ve bütün Tanrılardan daha akıllıydı.

Prometheus kimsenin yapmadığını yaptı, insanlara diğer tüm canlılardan ayıran bir üstünlük verdi, ateşi verdi onlara! Bu nedenle de cezalandırıldı Prometheus..

Bir gün Prometheus kayasının üstünde otururken bir inek gördü, ancak bu inek konuşuyordu hem de bir genç kızın sesiyle. Prometheus onun bir inek olmadığını anladı ve ona kendi ismiyle seslendi, IO..

Bilirim seni, Inakhos’un kızı Io’sun sen.

Tanrının yüreğini aşkla ısıttın,

Hera nefret ediyor senden.

Seni bu çılgın kaçışa da sürükleyen Hera’dır.

Bu dizeleri duyan Io şaşkınlığını gizleyemedi, kimdi bu? Ölümlülere ateşi veren Prometheus’du karşısındaki..

Ve Io başına gelen felaketi,  trajik hikâyesini anlatmaya başladı Prometheus’a.

Yüceler Yücesi, Göklerin Tanrısı Zeus sevdalanmıştı Io’ya.  Kıskanç karısı Hera bu durumu öğrenecek diye korkuyordu Zeus. Bu nedenle dünyayı sis bulutu ile kapladı. Böylece ikisi Hera’dan saklanabileceklerdi. Ancak Hera kuşkulandı bu durumdan. Gündüz vakti ortalığı kaplayan bu sis de neydi? Hemen Tanrılar ülkesinden yeryüzüne indi ve bulutların geri çekilmesini emretti. Ancak Zeus temkinliydi, bulutların çekildiği an Io’yu tatlı, beyaz bir inek haline getirdi. Hera daha önce böyle bir inek görmemişti, şüphelendi Zeus’tan. Zeus ise binbir yeminler etti Hera’ya. Hera’da bu ineği kendisine hediye etmesini istedi ondan.

Bunun üzerine beyaz inek şekline girmiş olan Io Hera’nın oldu. Sevgilisinden ayrılmak zorunda kalan Yüce Tanrı Zeus, günün birinde ona kavuşacağını hayal ediyordu. Ancak bu hiç de kolay olmayacaktı. Çünkü Hera yüz tane gözü olan Argus’u beyaz ineğin başına bekçi yaptı, onu her an gözetim altında tuttu. Gözlerinin hepsi birden uyumuyordu, mutlaka bir kısmı uyanıktı, sürekli bir gardiyanı vardı tutsak Io’nun.

Bunun üzerine Yüceler Yücesi Zeus kendisine haber getiren, çok zeki, uyanık oğlu Hermes’den yardım istedi. Hermes hemen bir plan yaptı ve Argos’a oradan buradan bir çok hikayeler, destanlar anlatmaya, maniler söylemeye, çalgılar çalmaya başladı. Ve sonunda bütün gözleri uykuya daldı Argos’un, tuzağına düştü kıvrak zekalı Hermes’in. Uykuya daldığı anda da Hermes onun canı aldı. Artık Io serbestti!

Ancak Yüce Tanrının kıskanç karısı Hera Argos’un ölümüne o kadar sinirlendi ki onun gözlerini en sevdiği hayvanın kuyruğuna koydu; güzeller güzeli tavuskuşunun tüylerine..

Hera vazgeçmedi Io’nun peşine düşmekten, ne de olsa kocasının sevgilisiydi Io ve bir daha bir araya gelmemeleri gerekiyodu.. Onun peşine bir at sineği taktı, nereye gitse oraya geliyordu sinek. Bir an bile nefes aldırmıyor, sürekli rahatsız ediyor ve onun canını acıtıyordu. Buna dayanamadı Io ve aklını yitirdi zavallı..

Uzun deniz kıyıları boyunca kovalıyor beni.

Yemek içmek için duramıyorum.

Beni bırakmıyor, uyuyamıyorum.

Prometheus hikayenin sonunu biliyordu aslında. Çünkü o bir Tanrıydı ve geleceği görebiliyordu. Io’nun nice denizler aşacağını, sonunda Zeus’un onu tekrar insan görüntüsüne çevireceğini ve Yüce Tanrıya Epaphos isimli bir oğul vereceğini, ve kurtuluşunun onun elinden olacağını  da..

Şu sözleri ile açıkladı geleceğini Io’ya;

Şunu bil ki senin soyundan

Yiğit, cesaretli biri çıkacak

Ve kurtaracak seni buradan.

Web sitesindeki tüm bilgi ve resimlerin her hakkı saklıdır, kopyalanamaz, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.